Bir adamın, bir kadını tam da en çok güvenmesi gereken yerde yarı yolda bırakışı.
Sözler verip arkasını dönmesi, umut ektirip susması.
Kadın bir süre o yolun ortasında kaldı.
Kalbi kırık, gözleri dolu ama dimdik.
Sandılar ki yıkıldı.
Oysa o, sadece kabuk değiştiriyordu.
Gözyaşlarını sildi, içindeki ateşi hatırladı.
Ben eksik değilim dedi, ben yarım bırakılacak biri hiç değilim.
Ve küllerinden doğdu.
Daha güçlü, daha bilinçli, daha ateşli.
Artık kimse onu yarı yolda bırakamaz.
Çünkü o, kendi yolunu kendi açan bir kadın oldu.